İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık bölümü mezunu olan Kerem Kanık, kariyerine 2004 yılında Alametifarika’da metin yazarı olarak başladı. Daha sonra aynı ajansta 2010 yılına kadar Kreatif Direktör olarak görev aldı. Alametifarika’dan beri birlikte çalıştığı Cem Akar ile 2013 yılının Haziran ayında Titrifikir’i kurdu. Kerem Kanık’ın Titrifikir çatısı altında “Burada fikir patrondur” mottosuyla birçok markaya hizmet veriyor. Reklamcılık serüveninin nasıl başladığını anlatan Kanık, “Reklam artık benim bir organım. Reklam benim için malzeme toplayıp, topladığın malzemeyi kusma sanatıdır.” dedi.

“İlk reklam deneyimim Serdar Erener ile başladı”

Reklamcılık serüveni sizin için nasıl başladı?

İlk reklam deneyimim Serdar Erener ile başladı. Serdar bir konu hakkında bana brief verdi, çalışmamı istedi. Ben de eve geldim. Annem görüşmemi sordu. Ben de bana verdiği briefi ona anlattım. Girdim odama deli gibi çalıştım. 4-5 tane senaryo yazdım. Sabah Serdar’ın yanına giderken masanın üstünde bir kağıt gördüm. Annem de bir senaryo yazmış, onu da aldım yolda okurum diye ama hiç beğenmeyerek aldım. Çok ukalayım, annem nereden ne yazacak diye düşünüyorum. En sona annemin senaryosunu koydum. Serdar’a anlattım tek tek fikirlerimi, birinci fikir, ikinci fikir Serdar beni dinliyor ama gözünde hiç ışık yok beş taneyi anlattım. Vay be bu çok iyi demedi. Ben de denize düşen yılana sarılır, annemin senaryosunu kendi senaryom gibi anlattım. Serdar’ın bir anda gözleri açıldı. “Tamam şu an aklının çalıştığını anladım. Senden reklamcı olur” dedi. İlk işe girişim böyle başladı.

“Reklam artık benim bir organım”

Reklamcılık sizin için ne ifade ediyor?

Reklam artık benim bir organım. Reklam benim için malzeme toplayıp, topladığın malzemeyi kusma sanatıdır. Hayatımın içindeki her şeye, şu an yaşadığımız andan dahi bir malzeme çıkarmak onu minimalize etmek ve yarın öbür gün ürün tanıtımında, pazarlamada, reklam ile ilgili bir organizasyonda kullanmaya odaklı yaşıyorum. Mesleki dejenerasyon diyebiliz buna.

“İnternet çok parlak, önü açık bir mecra”

Reklamların internete kaydığı ve gelecekte internet reklamcılığının daha da büyüyeceği doğru mu?

Türkiye’de bundan beş sene önce internet her şeyi ele alacak offline televizyon reklamcılığı bitecek deniyordu. Bundan on sene önce beş sene için söyleniyordu, yani beş sene önce bitmesi gerekiyordu ama bugün rakamlar ve sonuçlar hala böyle değil. Genel olarak Türkiye coğrafyasına baktığında Hatay’da, Van’da Türkiye’nin her yerinde gofret yeniliyor, kola içiliyor. Dolayısıyla sen oraya da bir şeyler satıyorsun. Oradaki insanların interneti Ankara, İstanbul, İzmir gibi etkin kullanmaya başlamasına bence daha çok uzun süre var.  Ama internet çok parlak, önü açık bir mecra.